Dünya

Halid Meşal’den tarihi röportaj: “Gazze bedel ödedi ama ruhumuz dirildi”

Hamas lideri Meşal, Al Jazeera’da 2 yıllık savaşın bilançosunu çıkardı: “İsrail’in çirkin yüzü ifşa oldu, ümmet uyandı.”

Hamas’ın önde gelen liderlerinden ve Yurt Dışı Sorumlusu Halid Meşal, Al Jazeera televizyonunda yayınlanan “Mevazin” programına konuk olarak Gazze’de 2 yıldır süren çatışmaların ardından gelinen son noktayı ve Filistin davasının yeni dinamiklerini değerlendirdi. Meşal, Gazze halkının ödediği ağır bedellere, İsrail’in uluslararası alandaki izolasyonuna ve direnişin küresel yansımalarına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

“Sorumluluğumuz büyük, bedeller ağır”

Meşal, Aksa Tufanı’nın mimarları olarak bugün Gazze’deki halkın yanında durduklarını belirterek, “Kahramanlık, yaratıcılık, direniş ve acılarla dolu iki yılın ardından, tüm bu şanı yaratan Gazze’deki büyük halk desteğiyle (hazinat-ı şabiyye) birlikteyiz. Gazze tüm bedelleri ödedi ve onlara karşı sorumluluğumuz çok büyük. Bu sadece Hamas veya Filistin liderliğinin değil, tüm İslam ümmetinin sorumluluğudur. Tüm gücümüzle yanlarında olmaya devam edeceğiz” dedi.

“İsrail’in gerçek yüzü ifşa oldu”

Meşal, savaşın İsrail’in uluslararası imajını yerle bir ettiğini vurguladı: “İki yıl içinde İsrail’in çirkin yüzü açığa çıktı. Daha önce hiçbir siyasetçinin veya liderin eleştirmeye cüret edemediği bir dönemde, bugün birçok ülke ve kişi İsrail’in açıkça soykırım yaptığını söylüyor. İsrailliler, katil bir varlığa mensup oldukları için dışlandı; çünkü işlenen soykırım gerçek bir Holokost suçudur.”

“Amerikan gençliğinin %51’i bizi destekliyor”

Filistin davasının küresel çapta yeni alanlar kazandığına dikkat çeken Meşal, özellikle Batı’daki değişime işaret etti: “Filistin davası bugün dünyada eşi görülmemiş bir varlığa sahip. Eskiden çekmecelerde saklanan dava, bölgesel ve uluslararası arenada yeniden canlandı. Amerikalı gençlerin %51’i sadece Filistin davasını değil, Hamas’ı ve direnişi de destekliyor. Bu, Filistin davası için yeni ve büyük bir kazanımdır.”

“Ümmet yeniden ruh kazandı”

Meşal, savaşın İslam dünyası üzerindeki etkisini şu sözlerle anlattı: “Filistin meselesi bölgeye ve ümmete yeniden ruh kattı. Ümmet, barış süreci, normalleşme ve İsrail ile iş birliği denilen karanlık bir tünele girmişti; ancak bugün yeniden uyandı ve davaya karşı ruhunu geri kazandı. Tufan’ın getirdiği kazanımlar derin olsa da bedeli şüphesiz çok ağır oldu: 70 binden fazla şehit, 200 bin yaralı ve devasa insani acılar. Gazze, Batı Şeria ve Kudüs ağır bedeller ödüyor; ancak kurtuluşa giden yol, ulaşılması gereken kaçınılmaz hedef olmaya devam ediyor.”

Trump planı ve ateşkes süreci

Ateşkes süreci ve ABD’nin rolüne de değinen Meşal, şunları kaydetti: “Biz savaşın ilk aylarında bitmesini isterdik ancak İsrail’in terörist liderleri kana susadığı için devam etti. Bir noktadan sonra savaşın bedeli İsrail’e ağır gelmeye başlayınca ABD ortaya çıktı ve İsrail’i kendisinden kurtarmaya çalıştı. 8 Arap ve İslam ülkesi liderinin New York’ta Trump ile görüşmesi, çatışmaların durdurulmasına yönelik bir adımdı. Ancak Trump planının ilk aşaması henüz bitmedi çünkü Siyonist yapı bunu engellemekte ısrar ediyor.”

“Gazze’nin %60’ı işgal altında”

Sahadaki son duruma ilişkin kritik bilgiler veren Meşal, ihlallerin sürdüğünü belirtti: “İşgal güçleri Sarı Hat’tı ihlal ediyor ve artık Gazze Şeridi’nin %60’ını kontrol ediyor. Gazze sınırında duracak ve çatışmayı engelleyecek bir uluslararası güce ‘evet’ dedik, ancak Gazze içine girip silahlarımıza müdahale edecek bir gücü kabul edemeyiz. Gazze’ye girecek herhangi bir güç, İsrail’in yerine geçen bir işgal ordusu anlamına gelir.”

Silahsızlanma ve garanti talebi

Meşal, direnişin silahlarını bırakması konusundaki baskılara net cevap verdi: “Silahı bizden herhangi bir yolla almak istiyorlar fakat bu halkımızın kültüründe kabul edilmeyen bir durumdur. Direniş, silah bırakma dışında bazı yaklaşımlar sunabilir. İsrail Gazze’ye saldırmadığı sürece Gazze’den İsrail’e karşı eylem yapılmayacağına dair garanti verebiliriz. İsrail’in bir daha savaş açmayacağına dair garanti istedik ve 7 yıllık bir ateşkes önerisi sunduk.”

İnsani kriz ve uluslararası çifte standart

Gazze’deki insani durumun vahametine dikkat çeken Meşal, “Gazze’de kış şartları ağırlaşıyor, çadırlar eskidi, insanlar barınacak yer bulamıyor. Anlaşmaya göre günde 600 tır girmesi gerekirken bu sayı çok düşük kaldı. Girenlerin çoğu ticari mal, insanların parası yok. Dünya, kurbanların ve kayıpların boyutunu göz ardı ediyor. İsrail bir cesedin peşine düşerken, 10 bin kayıbımız ve enkaz altındaki insanlarımız sorulmuyor. Bu uluslararası bir çifte standarttır” ifadelerini kullandı.

Meşal sözlerini, “Sorumluluğumuz Gazze’nin yaralarını sarmak, yeniden imarı başlatmak ve halkın normal hayatına dönmesini sağlamaktır. İnşallah bu aşamayı Allah’ın izniyle kurtuluşa doğru aşacağız” diyerek tamamladı.

Rasat Haber