Gazze’nin kuzeyinde yer alan ve bombardımanlar sonucu harabeye dönen bir okul binası, zorla yerinden edilen yüzlerce aile için sığınak haline geldi. Bir zamanlar eğitimin sürdüğü sınıflar, günümüzde elektrik ve temiz suyun bulunmadığı karanlık mekanlara dönüştü. Altyapının tamamen çöktüğü binada barınan siviller, ramazan ayını temel ihtiyaçlardan yoksun, derin bir belirsizlik içinde karşılıyor.
Yakıt krizi nedeniyle yemekler ateşte pişiyor
İsrail’in bölgeye yakıt ve gaz girişini engellemesi, sığınmacıların günlük yaşamını durma noktasına getirdi. Okulda kalan aileler, sınıfların önünde yaktıkları küçük ateşlerin başında yemeklerini hazırlamaya çalışıyor. Gaz bulunmadığı için her türlü pişirme işleminin duman ve is altında yapılması, özellikle çocuklar için ciddi sağlık riskleri oluşturuyor. Kısıtlı imkanlarla kurulan mütevazı iftar sofraları, bölgedeki insani trajediyi gözler önüne seriyor.
Hamad ailesinin zorlu yaşam mücadelesi
11 çocuğuyla birlikte kalabalık bir sınıfta hayata tutunmaya çalışan Dihani Hamad, yaşadıkları zorlukları dile getirdi. Eşini saldırılarda kaybettiğini belirten Hamad, mahremiyetin olmadığı bir ortamda çocuklarını büyütmeye çalıştığını ifade etti. Filistinli anne, savaştan önce her şeyin hazır olduğu ramazan sofralarının yerini, sahur için bile imkanın bulunmadığı, zorlu ve tehlikeli bir sürecin aldığını vurguladı.
Güvenlik kaygısı ve bitmeyen abluka
Okuldaki yaşam yalnızca fiziksel yokluklarla değil, aynı zamanda yoğun bir güvenlik kaygısıyla sürüyor. Yedi kız çocuğu annesi olan Dihani Hamad, saldırılar nedeniyle çocuklarını sınıf kapısından dışarı çıkarmaya bile korktuğunu belirtti. Yaklaşık 2,4 milyon nüfuslu Gazze’de halkın büyük bölümü benzer şekilde yerinden edilmiş durumda. İsrail’in yıllardır süren ablukası, yakıt ve gıda kısıtlamalarıyla birleşerek sivil halk için hayatta kalmayı her geçen gün daha da zorlaştırıyor.


