Fransa‘da toplumsal huzuru zedeleyen din karşıtı vakaların seyri değişiyor. Bakanlık tarafından açıklanan resmi rakamlar, özellikle müslüman toplum üzerindeki baskının şiddetlendiğini gösteriyor.
İslamofobik saldırılar bir yılda neredeyse iki katına çıktı
Ülkede 2024 yılında 173 olan müslüman karşıtı vaka sayısı, 2025 yılı sonunda 326’ya yükseldi. Bu yüzde 88’lik artış, son yılların en yüksek ivmelerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Aboubakar Cisse ve Hichem Miraoui saldırılarda hayatını kaybetti
Geçen yıl yaşanan şiddet olayları maalesef can kayıplarıyla sonuçlandı. İki müslüman vatandaşın nefret saldırılarında hayatını kaybetmesi, güvenlik endişelerini zirveye taşıdı.
Hristiyan ve Yahudi karşıtı vakalarda farklı eğilimler gözlendi
Hristiyan karşıtı eylemler yüzde 9 artışla 843 olarak kaydedildi. Yahudi karşıtı vakalarda ise yüzde 16’lık bir düşüş yaşanmasına rağmen, 1320 vaka ile sayı hala yüksek seviyede kaldı.
Fiziksel şiddet: Müslümanlara yönelik saldırıların yüzde 64’ü doğrudan kişileri hedef alan fiziksel ve sözlü eylemlerden oluşuyor.
Dijital nefret: Çevrim içi platformlarda yayılan nefret söylemi, saldırıların en yaygın formlarından biri haline geldi.
Mala zarar verme: Hristiyan karşıtı vakaların yüzde 87’si kiliselere veya dini sembollere verilen zararlar olarak sınıflandırıldı.
Saldırıların niteliği inanç gruplarına göre değişiyor
Yahudi karşıtı eylemlerin yüzde 67’si kişilere yönelik saldırılar ve hakaretler şeklinde gerçekleşti. Din karşıtı eylemlerin genel toplamı ise 2 bin 500 civarında sabitlendi.
“Fransa İçişleri Bakanlığı: Müslümanlara yönelik saldırıların büyük bir kısmının doğrudan şahısları hedef alması, toplumsal gerilimin bir yansıması olarak değerlendirilmektedir.”
Uzmanlar, nefret söyleminin yasalarla daha sıkı denetlenmesi gerektiğini savunuyor. Özellikle sosyal medya üzerinden yayılan provokasyonların fiziksel şiddeti tetiklediği vurgulanıyor.


